Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Veliler Ordusundan 333

Selamun aleykum sevgili dostlar.

Bugün sizlerle Büyük üstad Necip Fazıl KISAKÜREK ‘in

Veliler ordusundan 333 adlı kitabından, bir katre  paylaşmak istiyorum…

Kitabın içeriği ise:

Evliyâ menkıbeleri…

Ebu Hâşim Sofi’den başlıyarak, herhangi bir silsile ve tarih endişesine kapılmadan, kol kol, karmakarışık ve umumî şekilde yüzbinlerce namsız ve nişansız velî arasından 333′ünün; “aklın patladığı ve hesabın kül olduğu sınırdan ilerideki âlemde meclis kuranlar”ın hikayesi…

333

Paylaşmak istediğim Zat ise İbrahim Ethem Hazretleri:

Bir gün yolu , İmam-ı Azam Hazretlerine uğradı.

İmam-ı Azam’ın etrafı, talebeleri, ibrahim Ethem’e, küçümseyen, garipseyen gözlerle baktılar. İmam-ı Azam bu hali gördü ve sonra İbrahim Ethem’e seslendi:

– Buyrun, meclisimize şeref verin, efendimiz, büyümüz

İbrahim Ethem özür edasiyle bir selam verip geçti.

İbrahim Ethem ayrılınca, İmam-ı Azam’a,etrafı,talebeleri sordu:

– Bu kimse, efndilik, büyüklük sıfatına ne bakımdan layıktır?

Sizin gibi bir zat ona nasıl efendimiz der?

İmam-ı Azam,sözün varabileceği en üstün cevabı veridi:

– Şunun için ki, O ara vermeden Allah’la, Allah’ın zatiyle meşgul, bizse işin dedikodusiyle…


Acıma Duygusu ve ben…

Selalar efendim uzun zaman sonra tekrar birlikteyiz.

Bu aralar çok beğendiğim ve sevgili dostum Şuayp ORAL ‘ın çektiği muhteşem fotoğrafı  sizinle paylaşmak istedim …

Ankara kalesinde çekilmiş bu fotoğraf karesi, çocuk yedi aylık erken doğum olmuş ve anne sütünü içmiyormuş.

Bu yokluk içinde küçük bebeği hayatta tutabilmek için mama alıyorlarmış.

Bu fotoğrafı ilk gördüğümde aklıma ilk gelen şey, etrafımıza nekadar faydasız olduğumuz oldu.

Bu bebeği bulunduğu durumdan kurtarabilmek o babanın yüzünü bir  nebze olsun güldürebilmek için elimizden hiçbirşeyin gelmeyişi içimi burkdu.

Onlardan çok kendi halime acıdım…

Yapabileceğimiz tekşey herzaman olduğu gibi DUA

4819_93507466491_709701491_2009758_2229124_n

Gül’ün faydaları…

cropped-d01c0037.jpg

Kadife dokusu ve mis gibi kokusuyla gönülleri fetheden gül kimi zaman saf sevgiyi, kimi zaman aşkı, kimi zaman ayrılığı hatırlatan bu çiçeklerin dertlere derman yönlerini biliyor musunuz?

Gül, baş ağrısına ve mide rahatsızlıklarına iyi geliyor

20. yüzyıla kadar gül, tedavide ve ilaç yapımında çok yararlanılan bir çiçek. Gül suyu, gül macunu ve gül yağı ayrı ayrı kullanılmış. Güllü ilaç tariflerine tıp kitaplarında çok rastlanıyor. İbn-i Sina, gül suyunun ve yağının, serinletici etkisinden dolayı ateşli hastalıkları tedavi ettiğini yazmış. Baş bölgesindeki hastalıklarda ve yüksek ateş durumunda gül suyunun vücuda sürülmesini tavsiye ediyor. Kaynaklara göre İbn-i Sina, gül yağının müshil olarak kullanılmasını da öneriyor ve “İçince boşaltılması gereken maddeleri boşaltır.” yazıyor.

Botanikçi ve doktor İbni Baytar, gül suyunun mide bulantısına iyi geldiğini yazmış. İğrenme, öğürme ve kusmayı dindiriyor, mideyi güçlendiriyor, koklayınca baş ağrısını geçiriyor.

Gül macunu mideye iyi geliyor, hazmı kolaylaştırıyor. Balgamı söktüğü, ciğere kuvvet verdiği tıp kitaplarında sık yazılmış. Gül macunlarının en bilineni gülbeşeker ve gülengübin eskiden gece yatmadan önce veya yemek sırasında alınıyormuş.

Gül suyu yaşam kuvveti veriyor: İbni Baytar’a göre gül suyu aklı, beyni kuvvetlendiriyor ve duyuları keskinleştiriyor, yaşam kuvvetini artırıyor. Heyecandan dolayı aşırı kalp atışına da yararlı olduğu saptanmış.

Ruhsal hastalıkları, tedavisinde gül kullanılmış. 15. yüzyılda yazılmış önemli bir tıp kitabı olan Kamaliye’de ‘teninun kokusu dayim gül kokusı gibi olması için’ denilerek, bir çeşit pudra tarifi veriliyor: Kuru gül yaprakları havanda dövülüp toz haline getirilir ve hamamdan çıkınca, daha beden ıslak iken boyna, göğse ve koltuk altlarına sürülür. Böylece güzel gül kokusu tekrar yıkanıncaya kadar vücuttan çıkmaz. Tıp tarihçisi Prof. Dr. Ayten Altıntaş’a göre bu formülün verilme sebebi ruhu tedavi etmek. Açıklaması da şöyle: “Bu koku ruhaniyeti kuvvetlendirir ve kalbi pek safi eyler.”

Bayılana, daralana gül suyu ferahlık veriyor: Şimdi baygınlık geçirene kolonya dökülüyor ya, bu alışkanlık aslında gül suyundan geliyor. Eskiden bayılan hastalara gül suyu dökülürmüş. 30-40 yıldır kolonya kullanılıyor. Gül suyunun, ruh kararması anlamına gelen ‘yürek kabarması’na da iyi geldiği yine bu kaynaklarda yer alıyor.

Gül suyu, boğaz ve kulak ağrılarını gideriyor.

Göz hastalıklarını tedavi ediyor. Göz kızarıklıkları, göz ağrıları için kullanılıyor.

Cilt hastalıkları için de gül kullanılmış. Dinaveri’nin Kitabü’n-Nebat kitabından: “Gülü kurutup uylukta ve kasıkta çıkan çıbana koysalar fayda eder, eğer yenmiş derin çıbanlara vursalar et bitirir.”

Sivilceleri iyileştiriyor: Ediye-yi Müfrede tıp kitabında da kurutulmuş gülün sivilcelere iyi geldiği yazıyor.

Gül suyundan bebek maması: Eskiler gül suyundan bebekler için mama hazırlamış. Doktor Eşref bin Muhamed tarafından 15. yüzyılda yazılan tıp kitabı “Haza’inü’s-Saa’dat”ta çocukların sağlığını korumak için mamalarını gül suyu ile hazırlamaları tavsiye ediliyor.

Gül yağı: Osmanlı hekimlerinin ‘mübarek yağ’ veya ‘iksir gibi faydalı yağ’ olarak tanımladığı gül yağı bugün kullandığımız gül esansı değil. Eski tıpta kullanılan gül yağı, güllerin uygun bir sıvı yağ içinde bırakılarak (zeytinyağı, bademyağı, susam yağı) özünün bu yağa çıkmasıyla elde ediliyor. Çiçekler, meyveler, kabuklar, kökler gibi yararlı olduğu düşünülen her bitkiden bu şekilde yağ yapılıyor. Bunun için kitaplarda şöyle formüller var: “4 ölçü susam yağıyla 1 ölçü gül yaprağını şişe içine koyarlar. 20 gün güneşte bırakırlar, sonra süzüp kullanırlar.”

Tıp dünyası gül mucizesini yeni keşfetti. Oysa Osmanlı ve islam dünyasında gülün sağlık alanındaki kullanımı çok yaygındı.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayten Altıntaş, gül yağı, gül suyu, gül şerbeti, gül reçelinin, binlerce yıl çeşitli hastalıkların tedavisinde ilaç olarak kullanıldığını aktardı.

5 yıldır bu alanda araştırma yapan Altıntaş, gülün faydalarını sıraladı.

Gül suyu;

-Ciltteki yaralanmalarda ve cilt hastalıklarının iyileştirilmesinde büyük etkiye sahip.

-Serinletici ve ateş düşürücü özelliği bulunmakta.

-Kırışıklıklara karşı ve yaşlanma etkilerini geciktirici özelliği var.

Gül yağı:

-Çağımızın hastalığı strese karşı iyi geliyor.

-Osmanlılar’da gül yağı psikolojik tedavilerde kullanılmış.

-Gül yağı ile baş ovulduğunda baş ağrılarına iyi geldiği gözlenmiş.

Gül reçeli, şurubu ve şerbeti ise mide için bire bir. Hazımsızlıkta, karaciğer hastalıklarında gül reçelinin tedavi etkisi büyük

Gülün şifası yaprakları, dalları taze yada gölgede kurutulan yapraklarındandır.

* Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir.

* Suda bekletilmiş çiçeklerinden oluşan gargara, ağız yaralarını iyileştirir.

* Gülün hafifçe kaynatılmasıyla yapılan çay, bulantıyı keser, öksürüğü dindirir.

* Gül suyu vazelinle karıştırıldığında çatlakları giderir. Elleri güzelleştirir

___ALINTI___

Eski Gönderiler »