Biz Hakk’a teslim olmuş Müslümanlarız

Cenab-ı Hakka, zerreler adedince,

yıldızlar adedince, denizdeki dalgalar adedince,

yağmur katreleri adedince hamdolsun, şükrolsun.

Zira bizi taş olarak, maden olarak, ot olarak, hayvan olarak değil de

insan olarak yarattı. En mükemmel insan olan, Kâinatın Efendisi, bütün

âleminin nûrundan yaratıldığı Hatemü’l Enbiya, Peygamberler Peygamberi,

gözümüzün nuru, canımız Muhammed Mustafa’ya (Sallallahu Aleyhi Vesellem)

Ümmet eyledi.

O gelmeden evvel âlem zulümat dalgaları arasında boğuluyordu.

O geldi vahşetten kurtuluş yolunu gösterdi. Bütün suhufları ve

kütüpleri nesheden Kur’an-ı Azimüşşan gibi insanlığa dünya ve âhiret

saadetini gösteren Nur deryasını gösterdi. O hayat bahşeden menbadan

Ümmetine kana kana içirdi. Bütün insanlığı o safi nur ve hidayet kaynağı olan

Kur’an’a davet etti. Biz Elhamdülillah Müslümanız.

Rabbimizi binbir ismiyle, fiilleriyle, şuurlarıyla, bütün Zatî ve Sübutî sıfatlarıyla

tanımaktayız. Kâinattaki Tevhid delillerini görerek, bütün mevcudatla birlikte

“Lâ ilahe illallah” diyoruz ve hemen ardından, bize Rabbimizi tanıtan en büyük

rehber, en büyük mürşid, en büyük mürebbi ve Yaver-i Ekrem olan

Habibullah’ı (a.s.m.) tanıdığımızı belirtip “Muhammedü’r resullullah” gerçeğini

bütün kâinata ilan ediyoruz. Biz aynı zamanda Allahu Teâlâ’nın göndermiş

olduğu bütün peygamberlere ve bütün kitaplara da iman ederiz. Meleklere,

âhiret gününe, kadere iman ederiz. Biz Elhamdülillah Müslümanız. Saklımız

gizlimiz yok. Allah’ın bütün hükümlerini tasdik ederiz. Resulullah’ın (a.s.m.)

açıkladığı hükümleri tasdik ederiz. Allah’ın “seviniz” buyurduklarını sever,

“sevmeyiniz” buyurduklarını sevmeyiz. “Sakın onları dost edinmeyin”

buyurduklarını dost edinmez, “dost edinin” buyurduğu Allah dostlarını dost

ediniriz. Allah’ın “hoşgörün!” dediklerini hoşgörür, “hoşgörmeyin!” buyurduğu

küfrü, isyanı, günahları, günahları alenen işlemeyi hoşgörmeyiz. Hele hele

Allah’ın isimlerine, sıfatlarına, ef’aline şirk koşanları, Peygamber Efendimizi ve

Kur’an’ımızı kabul etmeyenleri hiç hoşgörmeyiz ve onlara karşı da Rabbimizin

emrettiği şekilde muâmele ederiz. Biz Müslamınız, Elhamdülillah. İçimiz dışımız

birdir. ama “Her söylediğin doğru olsun, ama her doğruyu demek doğru

değildir” prensibince herşeyi her yerde uluorta konuşmayız. “Her söylediğin

hak olsun, ama her hakkı söylemeye hakkın yoktur.” prensibince haddimizi

biliriz. 6666 âyette ne buyrulmuşsa hepsini elifi elifine kabullenmişiz.

İslamiyetin güneş gibi hakikatlerini yerine ve zamanına göre dile getiririz. Bazı

hakikatler, bazı hükümler vardır ki söylenilmez, yeri ve zamanı gelince icra

edilir. Bizler boşboğaz değiliz, çenebaz değiliz. Çünkü Elhamdülillah bizler

müslümanız. Bizler Müslümanız, Elhamdülillah. Bununla, kitabımız olan

Kur’an-ı Azimüşşan’la, bütün insanlığa hidayet rehberi olarak gönderilen son

Peygamber olan canımızdan aziz bildiğimiz Peygamber Efendimizle (a.s.m)

övünürüz. Övünmek hakkımızdır. Münkirler hasetlerinden çatlasa da dünya da

bizim, ukbâ da bizimdir. Çünkü biz Müslümanız, Elhamdülillah…

Burhan BOZGEYİK- Milli Gazete